Başbakan Erdoğan, Danıştay'ın katsayı kararını eleştirdi ve "Başbakan imam hatip mezunu olduğu için mi bunları yapıyorsunuz? Çirkin bir şey, böyle bir yaklaşım olmaz."dedi.
Erdoğan, Bahçeli'nin, "AKP'liler bir metre bizim sıralara yaklaşırlarsa görürler" şeklindeki sözlerine karşılık, "Bunun şöyle tıp dünyasında karşılığını bilemem, tıp dünyasındaki ilgililere havale ediyorum bunu. Bu nasıl demokrasi anlayışı bu nasıl fikir düşünce özgürlüğünden yana olmak. Daha fazlasını söylemeye gerek yok zaten" dedi. 09.02.2010 14:20
ANKARA (ANKA) - Erdoğan, Meclis'te partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, AKP iktidarının 7 yılda yaptıkları icraatlardan örnekler vererek şöyle konuştu:
"2002 yılında o dönemin hükümeti milli eğitime bütçeden 7.5 milyar TL ayırmıştı. Biz bu miktarı her yıl kademeli olarak artırdık. 2005 yılından itibaren cumhuriyet tarihlimizde milli eğitime ayrılan pay diğer tüm kalemlerin önüne geçti ilk sırada yer aldı. 2010 yılında MEB'e ayırdığımız bütçe 2002 yılına göre yüzde 278 oranında arttı ve 28. 24 milyar TL oldu. Yükseköğrenim bütçesi 2.5 milyar TL idi. 2010 yılında 9.3 milyar TL bütçeden pay ayırdık. Yurt-kur bütçesi 494 milyon TL iken yüzde 456 oranında artırdık ve 2.7 milyar TL'ye yükselttik. Kamunun ar-ge ye ayırdığı bütçe burası son derece önemli 2002 yılında sadece 57.7 milyon TL idi. 2010 yılında biz bu miktarı 2 milyar TL' ye çıkardık. Tam yüzde 3411 oranında artış sağladık."
-"AÇIN KAPILARI HEMEN GİTSİNLER"-
Erdoğan konuşmasına devam ederken, Mersin ve birkaç ilden gelen çevrecilerin protestosuyla karşılaştı. Protestocular pankart açmaya çalışırken, basın mensupları ve özellikle kameralar arasında bir arbede yaşandı. Bu karmaşayı gören Erdoğan, "Açın kapıları hemen gitsinler, açın kapıları, açın gitsinler. Serbest bırakın. Biz böyle gayri ciddi meselelerle uğraşmıyoruz" sözleriyle tepki gösterdi.
Protestocular ise apar topar güvenlik mensupları tarafından grup salonundan çıkarıldı. Erdoğan yaşanılan karmaşanın ardından şöyle dedi:
"Ülkemizin ciddi meselelerini takip edenlerle bizimle takip ediyorlar zaten gayri ciddi olanları takip etmek isteyenleri kapıları açsınlar gitsinler serbest bırakın. Bizim ciddi meselelerle işimiz var, ülkemizin kalkınmasıyla işimiz var. Affedersiniz elinde iki tane paçavra ile gelecek Türkiye'nin nükleer enerjiden istifade etmesini provoke etmeye gayret edenlere biz bu ülkede prim vermeyiz, bunun adımlarını atacağız atıyoruz. Bunların yaptıkları ülkemizin kalkınması şu bu değil, ülkenin enerji ihtiyacının karşılanması falan değil, bildiklerinden de değil, iki tane ellerine paçavra tutuşturuyor buraya kadar sızabiliyor. Bunlar ne getirir ne götürür bunların hesabını incelemesini araştırmasını bildiklerinden değil bunlar üzüntü verici. Ama medyanın da buna çanak tutmasını anlamıyoruz."
-KATSAYI TEPKİSİ-
Erdoğan, katsayı ile ilgili Danıştay'ın kararını değerlendirirken, Dünyanın 17. büyük ekonomisi konumuna yükselmiş bir ülkenin meslek liselerini ideolojik bakış açısıyla ötelemesini üvey evlat muamelesiyle dışlamasını bu ülkenin geleceğine vurulmuş acımasız bir darbe olarak gördüğünü savundu.
Erdoğan, "Ülkemiz BM Güvenlik Konseyinde üye olacak, bu sevilere yükselecek ama siz okulların üniversiteye girişlerinde ayrımcılık yapacaksınız. Türkiye müzakere sürecinde, siz hala siz meslek liselerini tartışma konusu yapacaksınız" dedi.
-"BAŞBAKAN İMAM HATİPLİ DİYE Mİ?"-
Erdoğan, katsayı kararına ilişkin konuşmasını sert sözlerle sürdü. Erdoğan, Danıştay'ın kararını ilginç bir benzetmeyle tepkisini gösterdi. Erdoğan şöyle dedi:
"Başbakan imam hatip mezunu olduğu için mi bunları yapıyorsunuz? Çirkin bir şey, böyle bir yaklaşım olmaz. Ülkemizin milletvekilleri büyük bir çabayla gayretle AKPM'ye AKP'li Antalya milletvekili seçilecek siz hala katsayıyı konuşuyor olacaksınız, bu ülkenin muhalefeti bir Türkün başkan seçilmesini hazzedemeyecek kadar kin ve nefreti taşıyor bunun dalgalarını başka yerlerde görüyoruz. Ülkemiz dünya genelinde adaleti savunacak barışı hukuku savunacak vizeleri ortadan kaldıracak mayınlı arazileri temizleyecek siz hala belli kesimlere belli okullara belli gelir gruplarına üniversiteye girişte engeller çıkaracaksınız. Bunun ne evrensel hukuk değerleriyle örtüşen ne çağdaş normlarla örtüşen Türkiye'nin gerçekleriyle uyumlu bir yanı vardır. Bu akla da mantığa da vicdana da aykırıdır. Bu her şeyden önce bu ülkeye bu millete bu milletin evlatlarına haksızlıktır. Bu hükümet milletten aldığı yetkiyle milletin iradesi doğrultusunda ülkeyi muasır medeniyetler seviyesine doğru taşırken birilerinin çıkıp geri kalmış bir anlayışla bu ülkenin paçasından çekiştirmesi ülkenin hızını kesmesi ülkeyi geriliğe mahkum etmeye çalışması anlaşılır bir durum değildir, asla da olamaz. Engel çıkaran sorun çıkaran kriz çıkaran bir zihniyetin bu ülkeye bu millete ne faydası olabilir. Her zaman değişime direnen sürekli gelişimi ayak direyen sürekli ileriye doğru atılan her adıma engel olmaya çalışan bir yaklaşımın Türkiye'ye ne gibi bir faydası olabilir."
-"TOPYEKÜN MÜCADELE"-
Erdoğan, dünyanın değiştiğini, Türkiye toplumunun değiştiğini, ama bazı anlayışların tarihin karanlıklarından bir türlü çıkamadığına vurgu yaparak, "Türkiye kalkınacaksa büyüyecekse muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkacaksa bu topyekun bir mücadeleyle olabilir. Türkiye'nin geleceği Türkiye'nin ulusal menfaatleri sadece hükümetin sorumluluğunda değildir" diye konuştu.
ANKARA (ANKA) - Başbakan Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, "AKP'liler bir metre bizim sıralara yaklaşırlarsa görürler" şeklindeki sözlerine, "Bir de sağ olsun eline metre almış "bundan böyle AKP'liler, bizim sıralara bir metre yaklaşamazlar, yaklaşırlarsa görürler' bunun şöyle tıp dünyasında karşılığını bilemem, tıp dünyasındaki ilgililere havale ediyorum bunu. Bu nasıl demokrasi anlayışı bu nasıl fikir düşünce özgürlüğünden yana olmak. Daha fazlasını söylemeye gerek yok zaten" dedi.
Erdoğan, Meclis'te AKP Grup toplantısında yaptığı konuşmada, muhalefet partilerine yüklendi, 2 Şubat Salı günü TBMM Genel Kurul'da yaşanan gergin oturumu ve "peygamber" tartışmalarına Meclis'ten bir kez daha yanıt verdi.
-ÜSLUP VURGUSU, PEYGAMBER HATIRLATMASI-
Siyasette bir üslup anlayışının olduğunu dile getiren Erdoğan, bu üslubunda bir geleneğinin, bir kültür seviyesinin olduğunu söyledi.
Erdoğan, Genel Kurul'da yaşanan "Peygamber" tartışmalarını hatırlattı ve eşi Emine Erdoğan'ın üzerinden siyaset yapanların olduğunu belirterek, muhalefete bir kez daha sert sözlerle yüklendi.
Erdoğan, "Siyasetin bir üslubu vardır, bir geleneği kültürü seviyesi vardır. İnternetten görüntü indirip benim eşilme peygamberiyle dalga geçmek için kullanmak edep dışıdır terbiye dışıdır izan dışıdır" dedi.
-"BAHÇELİ HAKKINDA NE İNTERNETTE HEZEYANLAR DOLAŞIYOR"-
Erdoğan,Genel Kurul'da MHP Kırıkkale Milletvekili Osman Durmuş'un, tartışma yaratan "peygamber" ile ilgili sözlerine vurgu yaparak, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve MHP hakkında da bazı iddialarda bulundu.
Erdoğan, "Biz Sayın Bahçeli ile ilgili arkadaşlarıyla ilgili internette ne tür hezeyanların dolaştığını görüyoruz, bunu da iyi biliyoruz. Bunları alıp belden aşağı vururcasına Meclis kürsüsüne taşımak bizim siyaset geleneğimizle inancımızla asla bağdaşmaz. Hele hele bu alaycı tutumun ülkemizde birçok hanım kardeşimizin başına gelmiş yanlış bir uygulamayı destekler nitelikte gündeme getirilmiş olması ayrıca üzerinde düşünülmesi gereken bir tavırdır "diye konuştu.
Bahçeli'nin Meclis Grup toplantısında yaptığı konuşmayı da hatırlatan Erdoğan sert sözlerle karşılık verdi. Erdoğan Bahçeli'nin, "AKP'liler bize bir metre yaklaşamaz" şeklindeki sözlerine, "Bahçeli'yi tıp doktorlarına havale ediyorum" diyerek yanıt verdi. Erdoğan şöyle dedi:
-"TIP GÖREVLİLERİNE HAVALE EDİYORUM"-
"AKP'yi Haçlı ordularına benzetecek kadar densiz bir yaklaşım. Ne demek bu ya. Bu çatının altında bu ülkede demokrasi mücadelesi veren bir partiyi sen nasıl böyle bir çirkin benzetmeyle ifade edersin. Bakınız tesbih hata kabul etmez. Ve bir de sağ olsun eline metre almış "bundan böyle AKP'liler, bizim sıralara bir metre yaklaşamazlar, yaklaşırlarsa görürler' bunun şöyle tıp dünyasında karşılığında bilemem, tıp dünyasındaki ilgililere havale ediyorum bunu. Bu nasıl demokrasi anlayışı bu nasıl fikir düşünce özgürlüğünden yana olmak. Daha fazlasını söylemeye gerek yok zaten. Hani bunlar demokrasiyi savunacak, hani milletin maneviyatını en üst düzeyde önemsiyordunuz hani nerede, bu mu milliyetçilik. Hem bizden hem de milletimizden özür dilemek yerine zeytinyağı gibi üste çıkarak özür beklediklerini söylüyor."
Bahçeli'nin "faşizmi bilmediğini" sözlerini hatırlatan Erdoğan, "Sayın Bahçeli biz faşizmi sizin kadar iyi bilmeyiz. Çükü faşizmle bir ilişkimiz bir bağlantımız yok. Şunu da bir anlatın faşizmin özelliklerini bir anlatın da sizin nasıl bir zihniyete sahip olduğunu daha iyi anlayalım" dedi.
Bahçeli'nin, yazılı açıklamalarının içeriğini de eleştiren Başbakan Erdoğan, "Yaptığınız yazılı açıklamalarda savurduğunuz tehditlerden hakaretlerden kavgacı anlayıştan tahmin edebiliyoruz. Çünkü siz hem teorisyensiniz hem de bu işin pratisyenisiniz. Bu özelliğiniz var" diye konuştu. Erdoğan eleştirilerini şöyle sürdürdü:
"Açıklayın da milletimiz bunu daha iyi görsün. milliyetçilik adı altında nasıl kafatascılığı yapıldığını, dayatmacı kavgacı yöntemlerin nasıl sergilendiğini daha iyi anlasın. Hamasetlerle tehditlerle ortaya koyduğunuz söylem siyasi zihniyetinizi yansıtıyor. Gerçi bazı gazeteciler bu saçmalıklara cevap vermiyoruz diyorlar ama, biz adam aldırma da geç diyemiyoruz. Mecliste grubu bulunan bir partiyi görmezden gelmemek istemiyoruz. Bu söylemleriniz devam ederse biz de sizi ciddiye almayız. Türk siyasetini bu seviyeye düşürmeyiz. Mesele kişisel bir mesele değildir."
-"NİHAYET ANLADILAR"-
Erdoğan, CHP'nin "Altındağ ve kapı kapı gezme" planlarını da değerlendirdi.
Erdoğan, "Sayın Baykal, iktidarın yolunun milletle diyalog yolundan geçtiğin anladı ama bunu da maalesef yanlış anladı. 30 yıl öncesinin popülist siyaset tarzını benimseyerek mesafe kat edeceğinin yanılgısı içinde, bu millet rüşvet gibi vaatlerde senin arkandan gelmez. sen bu ülkenin maneviyatıyla barışmazsan sofrasını oturup çorbasını içmezsen ... bundan sonra zaten güven bunalımı var sana hiç mi hiç itibar etmez" dedi. Erdoğan şöyle dedi:
-YAŞ ARTIK KEMALE ERDİ-
"Yaşı artık kemale erdi. Kemalden de öte artık cemale erdi. Bu seçimde iktidara ulaşamazsa jübilesini müzmin bir muhalefet olarak yapacak böyle bir durum var. Sayın Baykal'a da Bahçeli'ye de bir hususu hatırlamakta. Seçimler zamanında yapılacak, bu ülke yıllar sonra elde ettiği istikrarı erken seçimlere feda etmeyecek."
YORUMLARINIZHenüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Yaz