MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ’’bugün fırsat, çare’’ diye sunulmaya çalışılan gelişmelerin, ’’taviz, teslimiyet, çaresizlik ve tahriklerle dolu’’ olduğunu söyledi.
Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, ’’Adalet ve Kalkınma Partisi ve Başbakan, yıllardır ektikleri rüzgarı, şimdi çözüm adıyla fırtına olarak biçmek üzere harekete geçmişlerdir’’ dedi
(AA - ANKARA) (A.A) - Başbakan Erdoğan’ın siyasi açılım için kapsamlı bir paket hazırlığında olduğunu, bunun yol haritasını belirlediğini ve atılacak somut adımlara uygun zemin aradığını savunan Bahçeli, ’’AKP himayesi ve şemsiyesi altındaki siyasi çözüm lobisinin üzerinde çalıştığı kapsamlı açılım paketinin, PKK taleplerinin aşamalı olarak ve zamana yayılarak karşılanmasını amaçlayan bir süreç olacağı anlaşılmıştır’’ diye konuştu.
Bahçeli, ’’sözde ateşkes ve barış müzakeresi’’ olarak tasarlanan bu sürecin ilk aşamasında, terörle mücadele eden güvenlik güçlerinin operasyonları durdurmasının yer aldığını ileri sürerek, bunu, Kürtçe özel televizyonlara sınırsız ve denetimsiz yayın hakkının izleyeceğini söyledi.
MHP lideri Bahçeli, bölücülüğün yeni safhasının en kritik aşamasının, ’’ayrışmanın topluma benimsetileceği kafa karıştıran bir sürecin başlatılması’’ olacağını bildirdi.
Bahçeli, öğrenci andının kaldırılmasına yönelik tartışmaları, ’’Ne mutlu Türküm diyene’’ sözünün silinme çabalarını anlamının mümkün olmadığını belirterek, ’’Alçaklık boyutlarına ulaştığına şahit olunan bu zihniyetlerin hız kesmeden ilerledikleri çürümenin sonu, bu gidişle, Türkiye’nin adının ve İstiklal Marşının tartışılmasına kadar varacaktır’’ dedi.
Devlet Bahçeli, Hükümetin, Kandil Dağı ve çevresini kullanan teröristlere karşı ABD engelini aşamadığını öne sürerek, ’’Terörle mücadele gibi çok acil ve haklı güvenlik ihtiyacımızı umursamayan ABD yönetiminin, AKP’nin bu zayıflığını bölgedeki emelleri için kullandığı da bütün açıklığı ile ortaya çıkmıştır’’diye konuştu.
Bahçeli, konuşmasında, Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesine de değinerek, ’’Bizim anlayamadığımız nokta, temizlenecek bu arazilerin tarımsal kullanım haklarının hülle yöntemiyle yabancı firmalara verilmesi arayışındaki ısrardır’’ dedi.
Başbakanın, ’’Farklı etnik kimlikte olanlar ülkemizden kovuldu. Bu aslında faşizan bir yaklaşımın neticesiydi’’ yönündeki sözlerini ise ’’kontrolünü kaybetmiş bir ruh halinin işareti’’ olarak değerlendiren Bahçeli, şöyle konuştu:
’’Bu sözler ecdadını aşağılamayı özgüven zanneden zihniyet çürümüşlüğünün ülkemizde hangi boyutlara ulaştığını, hangi mevkilerde dolaştığını herkese göstermiştir. Bu konuda Türkiye ile hesaplaşmak isteyen Rumlar ve Ermenilerle aynı safta yer alması, Türkiye için büyük bir talihsizlik, kendisi için ise altından kalkılamayacak bir kara sayfadır. Başbakan bu sözleri ile ’Hepimiz Ermeniyiz’ diyenlerle aynı noktada buluşmuştur.’’