Yararlı Bilgiler


Sık Kullanılanlara Ekle
Giris Sayfasi Yap

Gezinti

Kullanıcı girişi

habershop.com

Gündem Siyaset Ekonomi Spor Dünya

"Hilmi Özkök tasfiye edilseydi darbe yapılacaktı"

Submitted by Bayram on Pzt, 01/25/2010 - 12:03

Emekli Yarbay ve 19-20. dönem Milletvekili Tevfik Diker, darbecilerin, dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ü bir şekilde tasfiye etmeden başaramayacaklarını bildikleri için ilk hedefte onu etkisizleştirmekle işe başladıklarını belirterek, "Özkök tasfiye edilseydi, darbe kesin yapılacaktı." dedi.

Taraf gazetesinin yayınladığı belgelerin kendisine ulaşan bazı bilgi ve iddialara göre doğru olduğunu vurgulayan Diker, Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı’nda uzun yıllar görev yapmış bir emekli albay arkadaşının, "Bu konular 1984’ten sonra işleniyordu. EMASYA Protokolü esas alınıyordu. Taraf gazetesinin yayınladığı belgelerin bazılarının çakma olduğunu yakın bir zamanda göreceğiz." dediğini aktardı.

Taraf’a bu belgelerin TSK içindeki inançlı, demokrat, muhafazakar bazı kişi ve gruplarca servis yapıldığını savunan Diker, "Nitekim 27 Mayıs’ ta, 12 Eylül’de, 12 Mart’ta 28 Şubat’ta da böyle olmuştu. Tarih tekerrür ediyor. TSK içinde varlığı tartışılmaz olan ateist- Marksist- Leninist ve sol kökenden beslenen bazı darbeci ve cuntacı general-amiral, subay ve astsubaylar varsa karşı taraf da vardır. Bu doğal bir gelişmedir. Türkiye bunun en çarpıcı örneğini 12 Mart sürecinde de yaşadı. Nitekim 12 Mart’ta sol görüşlü birçok subay TSK’dan uzaklaştırıldı." açıklamasını yaptı.

’Balyoz’ adlı darbe planını yazılı bir açıklama ile değerlendiren Diker, bugüne kadar yapılan ihtilâllere bakıldığında ya bir cuntanın ya da emir komuta zincirinin çıktığını hatırlattı.

Emir komuta zinciri içinde yapılan başarılı olan ihtilâllerin en tipik örneğinin 12 Eylül olduğuna dikkat çeken Diker, Balyoz Darbe Planı’nı yapanların örnek aldığı tarzın da bu olduğunu vurguladı.

Önümüzdeki günlerde daha başka şok edici bilgi ve belgelere dayalı yeni iddiaların kamuoyunun önüne gelebileceğinin altını çizen Diker, "Çünkü ok yaydan çıktı. Böyle bir ortamda en büyük sorumluluk Genelkurmay’a düşmektedir. Genelkurmay, kamuoyunu tatmin edici belgeye dayalı açıklamalar yapmalı. Bazı gazetelerin Ankara temsilcilerine verilen bilgi yeterli olmaz. Eski 1.Ordu Komutanı Çetin Doğan’ın açıklamaları kafaları daha da karıştırmakta. Bir diğer sorum da darbe yapmak istedikleri sağır sultan tarafından bilinen bazı omuzu kalabalıklara, ’yiğit’ olmayıp kıvırtanlaradır. ’Darbe yapmak için her şeyi planladık ama başaramadık’ neden deme cesaretini gösteremiyorsunuz? Yoksa birkaç yıl zindanda yatmaktan mı korkuyorsunuz?" ifadelerini kullandı.

"ADIM GEÇSEYDİ ÇOK ÜZÜLÜRDÜM"

Darbecilerin Balyoz hükümet listesinde adının geçmesi halinde çok üzüleceğini kaydeden Diker, şöyle devam etti: "20 binin üzerinde tercih oyuyla beni milletvekili yapan milletime karşı mahcup olurdum. Listede adımın çıkmayışı benim için bir şereftir. 2002 ve 2003’lerde TBMM’de ziyaret ettiğim bazı milletvekilleri şakayla da karışık olarak ; ’Tevfik asker kökenlisin, arkadaşlarına söyle beni Adalet Bakanı yapsınlar’ diyenler bile olmuştu. Onlara ’Size referans olmam ters teper çünkü beni içlerine sindiremiyorlar (Generaller için) çünkü ben emekli yarbay iken milletvekili oldum ve orgeneral seviyesine geldim’ demiştim. Nitekim Başbakan Çiller, beni İçişleri Bakanı yapmak istediğinde Cumhurbaşkanı-Başkomutan Demirel, Genelkurmay’da görevli bazı generaller ile emekli generallerin direnciyle karşılaşmıştı. Bu konuda en çarpıcı bilgi Trilye Restoran İşletmecisi eski asker Süreyya Üzmez’de var. Bu ve bunun gibi birçok diyalog yaşadım."

ÖZKÖK DARBEYİ BÖYLE ÖNLEMİŞ

Emekli general Çetin Doğan imzalı ’Balyoz’ darbesini, dönemin Genelkurmay Başkanı Özkök’ün önlediği ortaya çıktı. Özkök’ün F-16 ve denizaltıyla verdiği mesajların sırrı 7 yıl sonra anlaşıldı...

Taraf Gazetesi’nin ortaya çıkardığı Balyoz Harekat Eylem Planı’nı organize eden emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın ’darbe hazırlığının’ dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök tarafından engellendiği anlaşıldı. Doğan’ın komutasındaki 1. Ordu’ya bağlı birlikleri diğer başkalarına bağlayan Özkök, "sağlığı bozuldu" dedikodusuna da F-16 ve denizaltıya binerek cevap verdi.

’Sakin Güç’ün mesajları

Balyoz Planı’yla ilgili tartışmalar sürerken Orgeneral Doğan’ın 1. Ordu Komutanlığı yaptığı dönemde Özkök’e karşı yürütülen birçok faaliyette rol aldığı iddia edildi. Chronicle Dergisi’nin 2007’de çıkan 8. sayısında darbe girişimlerini önleyen Özkök’ün yaşamı ’Sakin Güç’ başlığı ile masa yatırılmış. Yazıda darbe planlarını nasıl sonuçsuz bıraktığı detaylarıyla anlatılan Özkök’ün o dönem verdiği kritik mesajların ne anlama geldiği de bu hafta ortaya çıkarılan Balyoz Darbe Planı’yla da gün yüzüne çıkmış oldu.

Balyoz’a denk düşen tarihler

Orgeneral Kıvırıkoğlu’nun yerine 2002 Ağustos’unda Özkök Genelkurmay Başkanlığı’na getirilirken, iki ay sonra 3 Kasım 2002’de de AK Parti iktidara geldi. Dönemin 1. Ordu Komutanı Orgeneral Doğan tarafından Aralık 2002’de hazırlanan Balyaz Harekat Eylem Planı Mart 2003’de Selimiye Kışlası’nda Doğan başkanlığındaki komutanlarca masaya yatırıldı.

Bir taraftan AK Parti’ye yönelik darbe planı hazırlayan Doğan ve ekibinin bir taraftan da darbe girişimlerine onay vermeyen Özkök’ü hedef seçti. Özkök Paşa, yeni görevinin ilk aylarından itibaren eleştirilerin odağında yer almaya başladı. Medyada Özkök’ü eleştiren yazılar yayınladı. Aynı dönemde ’Genç Subaylar Rahatsız’ manşeti de yapıldı. Ergenekon sanığı Mustafa Balbay tarafından yapılan haberde Başbakan Erdoğan ile görüşen Özkök’ün sözde genç subayların rahatsızlığını ilettiği ileri sürüldü.

Suikast iddiası ve sefertası

Özkök’e yönelik en tehlikeli girişim 2004 yılı başında oldu. CIA, 3 Şubat 2004’te Ankara’daki üst düzey bir görevlisiyle istihbaratı uyardı. Özkök Paşa’ya karşı "çok ciddi fiziki bir eylem" yapılacaktı. Sabri Uzun’un başkanlığını yaptığı Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı harekete geçti. Eylem Ankara Merkez Garnizon Komutanı Tümg. Fehmi Büyükbayram’ın da yoğun çabalarıyla sonuçsuz kaldı. Tümg. Büyükbayram, Özkök Paşa’nın kullandığı yol güzergâhını değiştirecek, yoğun güvenlik önlemleriyle de girişimi akamete uğratan isim oldu. Özkök bu dönemde karargahtaki yemeklerini ’sefertası’ ile evinden getirdiğini tartışıldı.

F-16 ve denizaltıya niye bindi?

Yine aynı tarihlerde Ankara’da Hilmi Özkök’ün sağlığının bozulduğu dedikoduları yayıldı. Genelkurmay Başkanı’nı istifaya zorlamak veya sağlık raporuyla görevden aldırmayı amaçlayan dedikodulara Özkök’ün cevabı çok ilginç oldu. Özkök ilk olarak 9 Mayıs 2003’te Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda Hava Kuvvetleri Komutanı Cumhur Asparuk’la F-16’ya bindi. Özkök, havada yakıt ikmali yapıp temsili olarak dört kol halinde üsse taarruz gerçekleştirdi. Özkök’ün ikinci hamlesi 12 Haziran 2003 Denizkurdu Tatbikatı’nda gerçekleşti. Aksaz Deniz Üssü’nde "14 Mart Denizaltısı"yla dalış yaptı. İki saat su altında kaldı. Özkök’ün her iki hamlesi "En zorlu koşullarda bile görev yapabilecek durumdayım" mesajı olarak yorumlandı.

Doğan’ın kadrosunu uzaklaştırdı

Özkök’e karşı yürütülen kampanyanın perde arkasındaki isimler bir süre sonra gazetelerce deşifre edildi. Ege Ordu Komutanı Org. Hurşit Tolon, Jandarma Genel Komutanı Org. Şener Eruygur, Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Aytaç Yalman’ın da yer aldığı isimlerin arasında en dikkat çekici isim ise 1. Ordu Komutanı Org. Çetin Doğan oldu. Haberi ’lanetliyorum’ diyerek yalanlayan Özkök, bu sırada gerekli gördüğü tedbirleri kararlılıkla uyguladı.

Özkök, İstanbul’daki Birinci Ordu Komutanı Em. Org. Çetin Doğan’a bağlı tüm birlikleri, diğer ordu komutanlıklarının emrine verdi. Komutanlığının son günleri tamamen sembolik bir görev ifa etmekten öteye geçemeyen Doğan daha fazla direnç göstermeden aynı yıl içerisinde emekli oldu.

ZAMAN
Bu haberi yorumlayarak tarihe not düşün
Yorumlar ( 3 adet )
yozgatli2010-01-25T00:05:09.213

tabi ordu gecmisteki aliskanliklarindan vaz gecmek istemiyor. devletin basinda istedikleri paralari aliyorlar kontrol yok. en iyi yerlerde lojmanlari sosyal tesisleri baska kimse giremiyor. devlet icinde bir devlet yapisi. yani ekmek elden su gölden ordu bu durumdan niye vaz gecsinki?

osmanli2010-01-24T23:39:23.060

eger özkök gibi bir kac tane daha kendini bilen subay olsa korkmayacagim ama ben türk ordusunda kendini bilenlerin azinlik olduguna inaniyorum. korkarimki askeri okullarin yapisi degismedigi sürece türkiyeda durmadan darbeciler yetistirilecektir. ordunun siyasetten tamamen elini ayagini cekmeden türkiye demokrat olamaz. tarihe baktigimiz zaman ordu ne zaman siyasete karismis ise o zaman büyük sorunlar cikmistir. yeniceriler, ittihat ve terakki ve devami TSK.

S.KESKİN2010-01-24T23:18:44.187

Gerçek Atatürkçü Türk evladı Hilmi ÖZKÖK paşam tarihi kararlılığınızla, dik duruşunuzla,doğrululuğunuzla Türk Milletinin gönlünde taht kurdunuz.En büyük rütbe budur bizce.

Destekleyenler


Yönetim Paneli

en özel gün hediyesi

Popüler içerik