Yararlı Bilgiler

Kullanıcı girişi

Gezinti

habershop.com

haber bilgi deposu

"Karar bir yargı darbesidir"

Submitted by Bayram on Per, 02/18/2010 - 10:28

AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner'in hukuka aykırı şekilde gözaltına alındığı gerekçesiyle Erzurum Özel Yetkili Savcısı

Osman Şanal'ın da aralarında bulunduğu dört savcının yetkilerinin ellerinden alınmasını sert sözlerle değerlendirdi. -Bozdağ, "Anayasa'ya, kanunlara aykırı karar vermiştir. Ceza Kanunu anlamında suç işlemiştir. Hukuk Devleti adına üzgünüm. Hukuk Devleti ilkesini en üst seviyede korumakla yükümlü olan HSYK'nın kararı tarih sayfalarına övgüyle değil, üzüntüyle yer alacaktır. Hicap duyuyorum. Tartışması mümkün olmayan maddeler, şimdi tartışmaya açılmıştır. Alınan karar yargı bağımsızlığına vurulan bir darbedir. HSYK devam eden soruşturmaya müdahale etmiştir" dedi.

ANKARA (ANKA) - AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner'in hukuka aykırı şekilde gözaltına alındığı gerekçesiyle Erzurum Özel Yetkili Savcısı Osman Şanal'ın da aralarında bulunduğu dört savcının yetkilerinin ellerinden alınmasını sert sözlerle değerlendirdi.
Bozdağ, Meclis'te gazetecilere, HSYK'nın kararını değerlendirirken, "HSYK Anayasa'ya aykırı karar vermiştir" dedi. Bozdağ HSYK'nın kararı ile şu sözlerle değerlendirdi:
"Ceza Kanunu anlamında suç işlemiştir. Hukuk Devleti adına üzgünüm. Hukuk Devleti ilkesini en üst seviyede korumakla yükümlü olan HSYK'nın kararı tarih sayfalarına övgüyle değil, üzüntüyle yer alacaktır. Hicap duyuyorum. Tartışması mümkün olmayan maddeler, şimdi tartışmaya açılmıştır. Alınan karar yargı bağımsızlığına vurulan bir darbedir. HSYK devam eden soruşturmaya müdahale etmiştir. HSYK kararı tamamıyla hukuka aykırı bir karardır. Yargının bağımsızlığına alenen müdahaledir. Yargı bağımsızlığını korumakla görevli kurum tarafından vurulmuş bir darbedir. HSYK'nın meşruiyeti açısından tartışmalar doğuracaktır."
Özel yetkili savcıların görev ve yetkilerinin net bir şekilde Ceza Kanunu'nun 250. Maddesinin birinci fıkrası ile 251. Maddenin üçüncü fıkrasında çok açık düzenlendiğine dikkat çeken Bozdağ, "Kanun maddesi çok açık. HSYK'nın yorum yapmasına izin vermeyecek derecede açık. Soruşturmayı yürüten savcının yetkisi kaldırılıyor. "Bu soruşturmayı bitirin demektir.' Bu bir takım kişiler imtiyazlı demektir. Dünyanın neresinde buna benzer bir şey var? HSYK suç işlemiştir. Yargı bağımsızlığının HSYK korumayacak da kim koruyacak" diye konuştu.
Bozdağ, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
"251. maddesinin birinci fıkrası çok açık. 250. madde kapsamına giren suçlarda soruşturma, HSYK tarafından bu suçların soruşturma ve kovuşturmasında görevlendirilen cumhuriyet savcılarınca bizzat yapılır. Bu suçlar görev sırasında veya görevden dolayı işlenmiş olsa bile Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılır. Cumhuriyet savcıları, Cumhuriyet Başsavcılığınca 250. madde kapsamındaki suçlara bakan ağır ceza mahkemelerinden başka mahkemelerde veya işlerde görevlendirilemez. Erzurum'da gündemdeki soruşturmayı yürüten savcılığın yetkisi yine HSYK tarafından verilmiş. Burada yürütülen suçlar da katalog suçlarla ilgili. Bunu özel yetkili cumhuriyet savcısı yürütür. Üçüncü fıkrada bir hüküm var; birinci suçlarda belirtilen suçları işleyenler, sıfat ve memuriyeti ne olursa olsun bu kanunla görevlendirilmiş ağır ceza mahkemelerinde yargılanır. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay'ın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler ile savaş ve sıkıyönetim halinde askeri mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler saklıdır."

-YASA AYIRIYOR-

Kovuşturma ve soruşturmayı yasanın ayırdığına dikkat çeken Bozdağ, bununda Ceza Kanunu'nun katalog suçlarını düzenleyen 250. Maddesinin 1. Fıkrası ile 251. Maddenin üçüncü fıkrasında belirlendiğini, katalog suçları ise özel yetkili savcıların yürüttüğünü belirtti. Bozdağ, şöyle devam etti:
"Çok açık, soruşturma ile kovuşturmayı yasa ayırıyor. Soruşturma sırasında hakim olsun, savcı olsun ya da herhangi bir sıfatı taşıyan kişi olsun, 250. madde kapsamında yer alan katalog suçlar suçlardan herhangi birine dair hakkında herhangi bir soruşturma başlatıldığı zaman o soruşturma, diğerleri gibi yürütülür. Bu noktada bir ayrım yok. Yargılamasında var. Şu anda orada devam eden bir soruşturma var, başlamış bir yargılama yok. Soruşturma devam edip bitti, eğer soruşturmayı yürüten savcılar dava açma gereği duydu ve davayı açtığında., o zaman yargılamayı özel yetkili ağır ceza mahkemesi değil de eğer yargıtay veya başka yer yargılayacaksa orası yargılar. Çok açık bu hükümler. Ama bütün bunlara rağmen tartışılması mümkün olmayan hükümleri tartışmaya açarak, başka kanunlarla irtibatlandırarak, hukuk adına bir çarpıtma var."

-YANDAŞ YARGI NE DEMEK-

Yargıtay Başkanı Gerçeker'in açıklamalarını da değerlendiren Bozdağ, "Düşünün Yargıtay Başkanı, yargının en tepesindeki kişi olarak, 'yandaş yargı' ifadesini kullanabilme yaklaşımını gösterebiliyor. Devam eden bir takım soruşturma ve davalar temyiz edildiğinde Yargıtay'a gelecek. Yargıtay Başkanı, eğer 'yandaş yargı', şundan, bundan bahsedebiliyorsa, o zaman orada durup düşünmek lazım" dedi.

-İNSAN ÜRPERİYOR-

Bozdağ, HSYK'nın kararından ürperdiğini dile getirerek şöyle dedi:
"Türkiye'de ne oluyor, yargı kendi içinde ne yapıyor? Bu kararlara bakıldığında insan ürperiyor. Hukuk devleti ve Türk demokrasisi adına, işin doğrusu bu yaşananlardan hicap duyuyorum. Olabilir şeyler değil. Bugün eğer Türkiye hukuk devleti ilkesi tam anlamıyla hayata geçmiş olsaydı, ne HSYK toplanıp böyle bir karar alabilirdi, ne de Yargıtay Başkanı böyle bir açıklama yapabilirdi. Yargı bağımsız olmalı, amenna ve tarafsız olmalı. Yargı herkese karşı tarafsız, bağımsız olmalı ama kendi ideolojilerine, kendi dünya görüşlerine karşı da bağımsız ve tarafsız olmalı. Hukuku, Anayasayı uygulamalı ve hukukun üstünlüğü ilkesini asla zedelememeli."
Devam eden bir soruşturmanın olduğunu, bunu da cumhuriyet savcısının yürüttüğünü ifade eden Bekir Bozdağ, "Hükümetten "yargıya müdahale' deniliyor. Buna dair bir tane örnek verebilir misiniz? HSYK'nın aldığı bu karar müdahalenin ta kendisidir. Hukuk devleti ilkesini ihlal eden bu kararı tarih utançla yazacaktır.- Bu karar, ceza kanunu bakımından 'Adli yargılamayı ihlal' suçudur.Hükümetin bu savcıyı görevden alma, yerini değiştirme yetkisi var mı?" dedi.
Hükümetin bu konuda hiçbir yetkisinin bulunmadığını savunan Bozdağ sözlerini şöyle tamamladı:
"Bunu hükümet yapsa yer yerinden oynardı. Bu siyasallaşmış yargının somut bir örneği değil mi? Hükümetin açılan yürüyen davalara en ufak bir müdahalesi var mı? Çünkü argıyla ilgili tasarruflar, HSYK'da nihai söz olarak söyleniyor. Şimdi devam eden bir soruşturma var. İktidar bir savcıyı, hakimi görevden alabilir mi, görev yerini değiştirebilir mi? Onların üzerinde böyle bir tasarrufu yok. Bu tasarruf, HSYK'ya ait. Şu anda yargıda bir siyasallaşma olduğu açık. Bu siyasallaşma siyasi iktidarınlar müdahalesinden değil." (ANKA)
(BK/BÜN)

YORUMLARINIZRota.Sakarya - 18.02.2010 00:57
İKTİDARIN BAŞINDAKİ DEMOKLES KILICI, YARGI DİKTASIDIR...
22 Temmuz SEÇİMLERİ SONRASI İLK YAPILACAK İŞİN YENİ VE SİVİL BİR ANAYASA OLDUĞUNU SÖYLEMİŞTİM…
Ama maalesef bu fırsat kaçırıldı.%47 nin rüzgârıyla yapılabilecek işler yapılmayınca,karşı cephe GARDINI aldı ve bugünlere geldik.
Yargı ve eğitimde 28 şubat etkisi halen devam ediyor.TBMM=Yasamanın üzerinde AYM,Yürütmenin=Hükümetin üzerinde de Danıştay takozları DEMOKLES KILICI gibi duruyor.
"Demokratik TBMM iktidarına SON,Yeni JÜRİSTOKRATİK yönetim ÜLKEMİZE hayırlı olsun"demiştim.
Bakan'ın dediği gibi HSYK,yetkisini aşmıştır.Hakkında şikâyet ve soruşturma olmayan,olsada soruşturma yetkisini Bakanlığın vereceği ve anılanların savunmasının alınması gerekirken olayda hiçbirine uyulmadı.
Oysa Anayasanın 144.maddesinde "hakimler-savcılar hakkında inceleme soruşturmanın,Adalet Bakanlığının izni ile adalet müfettişleri tarafından yapılır" hükmü açıktır.
Hakimler-Savcılar K.nun 71.maddesinde ise; “Hakim ve savcılar hakkında,savunmaları alınmadan disiplin cezası verilemez" deniyor.
Bu da bir disiplin cezası olduğuna göre usülsüz ve hukuksuzdur.
Ayrıca,Yargıtay'ın ve Danıştay'ın önlerinde konu ile ilgili bir dosya ve mesele olmadan açıklama yapmaları tamamen ABESLE İŞTİGAL ve açıkça dosya önümüze gelirse OYUMUZ BELLİ demektir.
Yani artık "tuzun da koktuğu" açıkça ortadadır.
"KÖRLER SAĞIRLAR,BİRBİRİNİ AĞIRLAR" MİSALİ AÇIKLAMALAR ÖNÜMÜZDE...
Olayda Danıştay'a ne,Yargıtay Başsavcısı'na ne,Yargıtay Başkanı'na ne oluyor ki sırayla açıklama yapıyorlar.
Olaylara en iyi yorumu MHP li M.Şandır yaptı."Olay KURUMLAR ARASI İKTİDAR MÜCADELESİDİR" dedi.
Bir dönem "görev şimdi silahsız kuvvetlerde" denmişti.Kararlarının hukuki inceleme merciinin olmadığı böylesine kurumlar da,bu sayede MUHALEFET görevlerini hakkıyla yapmaktalar.
Yargı bağımsızlığı demek ki sadece lâfta imiş.Tarafsızlık ise hak getire.

SERDAR-I EKREM - 17.02.2010 20:24
AKP bu ülkenin ve milletin,yaşadığı en büyük talihsizliktir.Ülkeyi perişan ettiler.Ey genel seçim neredesin.Sandık önümüze geldiğinde,bu kara defteri düreceğiz..
DR.X - 17.02.2010 20:04
Askeriye huzursuz,yargı huzursuz,işci huzursuz,işsiz,dar gelirlei huzursuz,TSK huzursuz.Bu huzursuzluklradan memnun olanlar,cahil ve hain kesimdir.
fatih aslan - 17.02.2010 17:13
kendilerine dokununca hukuksuzluk oluyor...vatanı sevenler içerde...bence bu bekir bozdağı akparti sözcülükden atsın...bilgisi sıfır...
alparslan - 17.02.2010 16:47
siz de yasaların dışına çıkan HSYK üyelerini mahkemeye verin..
AY PARDON ONLAR YARGI ÜSTÜ KİŞİLERDİ DEĞİLMİ..
ALDIKLARI KARARLAR ELEŞTİRİLEMEZ VE BİR ÜST MAKAMA İTİRAZ EDİLEMEZDİ..
ne yargı sistemi ama..
GÜCÜNÜ YASALARDAN ALMASI GEREKEN BİR ORGAN YASALARA KARŞI GÜÇ KULLANIYOR VE YASALAR ONU YARGILAYAMIYOR..
ne komedi..

Destekleyenler


Yönetim Paneli

en özel gün hediyesi