TÜTSİS Başkanı Halit Narin, "Türkiye kendi parasını, kendi müteşebbisine, vatandaşına kullandırmıyor. Merkez Bankası bizim kullanacağımız paraya niye ortak oluyor." dedi. Narin, "Başbakan bankalara kızıyor.
Haklı da çünkü bankalar bize para vermiyor. Bankalar deli mi para versin. Bankalar, Hazine bonosundan yüzde 10 faizi tıkır tıkır alıyor." değerlendirmesinde bulundu.
-
İSTANBUL (ANKA) - Türkiye Tekstil Sanayi İşverenleri Sendikası (TÜTSİS) Başkanı Halit Narin, Türkiye’nin kendi parasını, kendi müteşebbisine, vatandaşına kullandırmadığını savunarak, "Merkez Bankası bizim kullanacağımız paraya niye ortak oluyor" diye sordu. Narin, İstanbul’da düzenlenen 2.Uluslararası İstanbul Moda, Tekstil ve Hazır Giyim Konferansı’nda konuştu.
Türkiye’nin ilk kalkınma hamlesine öncülük eden tekstil sektörünün göz ardı edilmesinin bugün getirdiği sonucun, büyük bir işsizlik olduğuna vurgu yapan Narin, sektörün en büyük sorunlarından birinin de haksız ve kayıt dışı ithalat olduğunu söyledi.
Türkiye’nin 2008’de kumaş ithalatının 2 milyar metrekareyi aştığını belirten Narin, "Bu rakam 100 tane Altınyıldız, Akın, Bossa, Güney Sanayi gibi fabrika demektir. Bu tesislerde çalışan sayısı 150-200 bin kişidir. Hazır giyime bakacak olursak. 2008’de hazır giyimdeki ithalat 250 milyon adet olmuş. Bu da 100 bin kişilik bir iş sahası demek. Böyle bir ekomomi modeli bizim modelimiz midir diye sormak lazım. 100 fabrika değerinde bir ithalat yaparak yurtdışında kaynak aktarmak ve oradaki insanlara iş sağlamak hak mıdır helal midir?" şeklinde konuştu.
-"BANKALAR DELİ Mİ PARA VERSİN"-
Türkiye’nin para politikasının da ekonominin en önemli zayıf noktalarından biri olduğuna da değinen Narin, şunları söyled:
"Başbakan bankalara kızıyor. Haklı da çünkü bankalar bize para vermiyor. Ama biz de kendi aramızda şunu söylüyoruz: "Bankalar deli mi para versin’. Bankalar, Hazine bonosundan yüzde 10 faizi tıkır tıkır alıyor. Dünyada bu rakam yüzde 3 düzeyinde. Kredi kartını neredeyse sokakta su satan çocuklar bile kredi kartı dağıtacak durumda. Kredi kartlarındaki yüzde 50-60 faizle vatandaşın emeğini alınıyor. Sistemdeki bozukluk burada başlıyor. Bu banka, sanayiciye üretiye para verir mi? Sistemin ağırlık noktası burada. Türkiye kendi parasını kendi müşetebbis vatandaşına kullandıramıyor. Birinci sebebi devlet politikasıdır. Ama Merkez Bankası, bizim kullanacağımız paraya niye ortak oluyor? O bizim paramız; müteşebbisin parası. Biz o parayı kullanmalıyız. Devlet, ihtiyacı varsa parayı başka yerde kullanmalı."
-"DİBİ BULMAK ŞART MIDIR?"-
Konuşmasında, "krizin neresindeyiz, krizin dibi bulundu mu?" tartışmalarına da tepki gösteren Narin, "Bir şeyin dibini bulmak şart mıdır? Bulmadan da içinden çıkılabilir. Herkes dibi merak ediyor. Yol yürümekle borç ödemekle biter der atalarımız. Sanayide ve ekonomide dibi bulmak ancak çalışmakla, üretmekle olur. Üretmeden yaşamayı öngören finans ekonomisi tüm dünyayı perişan etti " açıklamasında bulundu. Finans dünyasında gelecek gören gençleri sanayiye kazandırılması gerektiğini de ifade eden Narin, "Bunun için yeniden yapılanmalıyız. Geleceğe umutla bakmaya en uygun ülkeyiz ama bunun için yeni bir modele ihtiyaç var" şeklinde konuştu.
-"GELİŞMİŞ SEKTÖRLERİMİZİN SAVRULMASINA İZİN VEREMEYİZ"-
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı Halim Mete de, tekstil ve hazır giyim sektörünün gözden çıkarılmasının mümkün olmadığını söyledi. Sektörün, özellikle Çin’den kaynaklanan haksız rekabet karşısında bile ayakta durmayı başardığına değinen Mete, "Girdi maaliyetlerinin çekilmesi halinde, Türkiye’nin bu sektörde daha çok ekmek yiyeceği ortadadır. Bırakın çekilmeyi, yeni ürünlerle, yeni pazarlarla daha da büyümeyi hedeflemeliyiz. Dünyadaki krizin, tarım ve teksitl sektörlerine ivme kazanmasına neden olacağını da öngörüyoruz" dedi.
Türkiye’nin esnek ve hızlı üretim yapısıyla Doğu’ya göre rakebet üstünlüğü sağlayabileceğini savunan Mete, "Yeni oluşturulan teşvik sistemi, sektörün ve ülke çıkarlarına hizmet etmelidir. Dünya pazarlarında liderlik yapan böylesine gelişmiş sektörlerimizi, sorunları ile baş başa bırakamayız. Dümensiz bir şekilde fırtınalar altında, sağa - sola savrulmasına izin veremeyiz" şeklinde konuştu.
Bugün, yeni bir dünya ve yeni rekabet haritasının şekillendiğini ilere süren Mete, moda, tekstil ve hazır giyim sektörünü bir değer haline getirmenin yolunun markalaşmadan geçtiğini ifade etti.
-EMEKSİZ KAZANÇ ELDE ETME-
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Ahmet Nakkaş ise emeksiz kazançtan söz etmenin mümkün olmadığını belirterek, "Bugün dünyada yaşanılan krizin emeksiz kazanç edinme çabasının bir sonucudur" dedi. Yeni ekonomik düzende, her ülkenin bir dizi düzenleme ile rekabet üstünlüğü olan sektörlere sahip çıktığını vurgulayarak, "Bu dönemde devletimizin ve hükümetimizin alacağı tüm kararların, merkezini ekonomi programı oluşturmalıdır" şekilnde konuştu. (ANKA)
(HMD/BÜN)