Sık Kullanılanlara Ekle
Giris Sayfasi Yap

GÜNCEL HABER

bilgi

Kullanıcı girişi

Gezinti

Anket

habershop.com

"Öze dönüş çağrısı yapıyorum"

Salı, 2008-04-22 15:39

DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, 1 Mayısın, işçi bayramı ve hak arama sembolü olduğunu belirterek, "Bu konuda sendikalarımızın, işçilerimizin, emekçilerimizin yanındayız, sonuna kadar destek vereceğiz. 1 Mayısta Taksim'de kol kola yürüyeceğiz" dedi.

AA-Türk, "1 Mayıs, Clara Zetkin'in öncülüğünde on binlerce işçinin-emekçinin açlığa, yoksulluğa, sömürüye başkaldırı günüdür. Ve biz l Mayısın anlamına uygun bir biçimde Taksim'de kutlanmasından yanayız. 1977'de işçi ve emekçilerimizin üzerine sıkılan kurşunlara sahne olan Taksim 31 yıl sonra demokrasi, adalet ve barışın alanı olmalıdır. Bu konuda sendikalarımızın, işçilerimizin, emekçilerimizin yanındayız, sonuna kadar destek vereceğiz. 1 Mayısta Taksim'de kol kola yürüyeceğiz" diye konuştu.

Türk, partisinin Grup toplantısında yaptığı konuşmada, TBMM'nin açılışının 88. yıldönümünün yaşandığı bu günlerde Meclisin halen demokrasi ve çoğulculuğu tesis etmenin direnişini ve çabasını gösterdiğini belirtti. Türk, şöyle devam etti:

"Bugünü en anlamlı şekilde kutlamanın yolu, Birinci Meclis'teki demokratik zihniyeti hatırlama ve onu yeniden canlandırmayla olabilir ancak. Birliğin de bütünlüğün de kardeşliğin de demokrasinin de özü, Birinci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bulunmaktadır. O zaman çiçeği burnunda bir topluluklar demokrasisi kurulmuştu. Bütün farklılıkları, özgür bir şekilde içerisinde barındırıyordu.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle, başta Hükümet olmak üzere, demokratik zihniyete bağlı bütün çevrelere, öze dönüş çağrısı yapmayı, grubum adına en önemli sorumluluk olarak görüyorum. Evet, öze dönüş çağrısı yapıyorum. Bu çağrı, demokrasi, çoğulculuk ve özgürlükçülük çağrısıdır."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a "Hani senin Ergenekonlarla mücadelen?" diye soran Türk, şöyle devam etti:

"Bir zamanlar okuduğun bir şiirden dolayı cezaevine düşen sen değil miydin Sayın Başbakan? Bir dönem devletin tokadını yiyen biri olarak 'Bu kez sıra bende mi?' diyorsun. İşte senin demokratlığın bu kadardır. 301'in kaldırılmamasının ardında yatan anlayış nedir biliyor musunuz? 301'i koruyan zihniyet aslında bu ülkenin karanlık geçmişinin aydınlığa kavuşmasından korkuyor. Karanlık geçmişten ancak onunla yüzleşerek, hesaplaşarak kurtulabilirsiniz. Geçmişle yüzleşirseniz, 301'lere de ihtiyacınız kalmaz."

Ahmet Türk, 301. maddenin kaldırılmasını istediklerini belirterek, "Biz sadece 301'in kaldırılmasının, düşünce özgürlüğü açısından yeterli olacağını da düşünmüyoruz. TCK'da düşünce özgürlüğünü engelleyen bir dizi madde var. Bunların da kaldırılması gerekiyor" dedi.

Başbakan Erdoğan'ın "Siyaseti, sorun çözme yeri, sorunların tartışılma zemini olmaktan çıkarmaya çalışmak, bir ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüktür" dediğini belirten Türk, şöyle devam etti:

"Doğru söylüyorsun söylemesine de Sayın Başbakan, bu söylemlerine sen ne kadar uyuyorsun? Senin siyasete bakış açın bu gerçeklikle ne kadar örtüşüyor? Hiç kendini tarttın mı bu konuda? Hiç iğneyi kendine batırdın mı?

Siyaset çözümün değil, sorunun bir parçası haline gelmiş, getirilmiş. Getiren kim? Basiretsiz siyasetçiler, korkak siyasetçiler... İşte yıllardır çözülmeyen Kürt sorunu bu siyasetsizliğin bir sonucu değil mi? Sorunu askere havale ederek, işin içinden sıyrılmaya çalışıyorsun. Şimdi bu siyaset mi? Hani siyaset çözüm yeriydi? Şimdi sen kendi ellerinle siyaseti çözüm yeri olmaktan çıkarmış olmuyor musun Sayın Başbakan? Buradan Sayın Başbakana seslenmek istiyorum. Siyaseti tıkamaya çalışanları lütfen uzaklarda aramayın. Aynaya bakmanız yeterli olacaktır."

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.




Google




 










Analink

ANKARA


arama


Arşive gözat

« Mayıs 2008  
Paz Pzt Salı Çar Per Cum Cts
       
16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31