Sık Kullanılanlara Ekle
Giris Sayfasi Yap

GÜNCEL HABER

bilgi

Kullanıcı girişi

Gezinti

Anket

habershop.com

"Ön savunmadan satır başları"

Per, 2008-05-01 08:53

AK Parti, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açtığı kapatma davasına ilişkin,ön savunmasını Anayasa Mahkemesi'ne verdi. Dengir Mir Fırat, savunmayla ilgili açıklamasında savunmanın özünün hukuki olduğunu belirtti.

AK Parti'nin, kapatma davasına karşı Anayasa Mahkemesi'ne verdiği ön savunmayı 'laiklik' temeline dayandırdığı öğrenildi. Savunmada AK Parti'nin laikliği zedeleyen bir parti değil, tam tersine güçlendiren ve laikliğin güvencesi olan bir parti olduğu vurgulanarak, Başbakan Erdoğan'ın zaman zaman laiklikle ilgili yaptığı açıklamalara yer verildiği kaydedildi.

(ANKA) - AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, kapatılma davasına yönelik hazırlanan ön savunmamın bireysel değil hukuki olduğunu söyledi. Fırat, "Tamamen hukuki cevaplardır. Bireysel savunmalardan çok hukuki savunmalardır" dedi.

AKP, hakkında açılan kapatma davasının ön savunmasını, 3 klasör ve iki kopya halinde Anayasa Mahkemesi'ne verdi.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ve Grup Başkanvekili Sadullah Ergin, AKP hakkında açılan kapatma davasına ilişkin ön savunmayı Anayasa Mahkemesi'ne sundu. Çıkışta gazetecilere açıklama yapan Fırat, ön savunmanın verilmesi için son günün 2 Mayıs olduğunu hatırlatarak, daha önce bitirdikleri için savunmayı verdiklerini belirtti.

Ön savunmanın, 98 sayfadan oluştuğunu ve ayrıca 3 klasör eki bulunduğunu kaydeden Fırat, ikişer suretini Genel Sekreterliğe teslim ettiklerini ifade etti. Fırat, "Artık bundan sonrası Anayasa Mahkemesi'nin işi. Bunun bir takımını Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tebliğ edecekler. Oradan sonra da Cumhuriyet savcısının vereceği cevap da bize tebliğ edilecek. Tabi ne zaman verileceğini bilemiyorum. O tamamen Cumhuriyet Savcılığı'na ait. Ondan sonra da esas hakkındaki savunmamızı vereceğiz, böylece süreç devam ediyor" diye konuştu.

Fırat, ön savunmada bireysel savunmaların bulunup bulunmadığının sorulması üzerine, "Tamamen hukuki cevaplardır. Bireysel savunmalardan çok hukuki savunmalardır. Bu konudaki detayı anca Mahkeme'den veya Başsavcılık'tan alabilirsiniz" dedi.

Dengir Mir Mehmet Fırat, "İddianamede Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de ismi vardı. Savunmada bu konuya da değinildi mi?" sorusuna da "Var. Hepsini kapsar" şeklinde yanıt verdi.

Fırat, hakkında siyasi yasak istenen şahısların sabıka kayıtlarının ön savunmada yer alıp almadığının sorulması üzerine ise "Sabıka kayıtları eklenmedi. Aslında orada yanlış anlaşılma var. sabıka kaydı bizle ilgili değil. Aslında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan istenen bir şey. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı sabıka kayıtlarını çıkarır ve mahkeme dosyasının içine koyar" diye konuştu.
***
(ANKA) - AKP Grup Başkanvekili Sadullah Ergin, kapatma davasına karşılık Anayasa Mahkemesi'ne verdikleri ön savunmanın, "tematik" olduğunu söyledi. Ergin, "İddianamede ne varsa bizim savunmamızda da onlara yanıt var" diye konuştu.

Sadullah Ergin, Meclis'te yaptığı açıklamada, AKP hakkında açılan kapatma davasına ilişkin verdikleri ön savunmada, iddianamenin genel felsefesine yanıt verdiklerini ifade etti.

Ergin, haklarında siyasi yasak istenen 71 kişiyle ilgili tek tek savunma yapmadıklarını ve 3 klasörden oluşan savunmada 35 ek bulunduğunu dile getirdi.

2 takım halinde hazırladıkları ön savunmanın birini Anayasa Mahkemesi'ne diğerini de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiklerini bildiren Ergin, "İddianamede ne varsa bizim savunmamızda da onlara tek tek yanıt var" dedi.

Ergin, 35 ekte, iddianamede yer alan haberlere ilişkin tekzipler, mahkeme kararları ile çeşitli bilgi ve belgelerin bulunduğunu söyledi. Ergin, ön savunmada, iddianameyi doğru bulmadıklarını ortaya koyduklarını kaydetti.

Sadullah Ergin, ön savunmanın içeriğinin açıklanıp açıklanmayacağının sorulması üzerine de "Biz klasörlerimizi Mahkemeye sunduk. Mahkeme isterse paylaşır ancak. Şu anda bir yargı sürecindeyiz. Ancak yetkili kurullarımızla toplanır karar verirsek hem sizinle paylaşır hem de partinin sitesine koyarız" yanıtı verdi. (ANKA)

YENİ ŞAFAK-GAZETE KUPÜRLERİNE KARŞI TEKZİP METNİ
AK Parti, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın hakkında açtığı kapatma davasına karşı Anayasa Mahkemesi'ne kapsamlı bir ön savunma verdi. Alınan bilgiye göre, 'Laikliğin güvencesiyiz' vurgusunun yapıldığı savunma, iddianamedeki gazete haberlerine ait tekzipler ve mahkeme kararlarını da kapsıyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yasada yer almasına rağmen iddianamede adı geçen 71 kişiden hiçbirini uyarmadığı iddiasının yer aldığı öne sürülen savunmada, "Uyarılmadan kapatma davası açılması hukuki değil" görüşünün dile getirildiği bildirildi. Haklarında siyasi yasak istenen kişilerin beyanlarının ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilen savunmada, bu ifadelerin hiçbirinin suç niteliği taşımadığı bildirildi. Savunma dosyasında, 71 kişi hakkında iddianamede yer alan suçlamalar nedeniyle haklarında verilmiş bir mahkeme kararı olmadığının da dile getirildi öğrenildi. İddiaya göre AK Parti, 'Beraatla sonuçlanmış mahkeme kararlarına bile iddianameden yer verilmiş. Milletvekillerinin teklife imza atmış olması dava konusu yapılamaz' diyerek Başsavcının iddialarını çürütmeye çalıştı.

VENEDİK KRİTERLERİ ÜSTÜNDÜR

Anayasanın 90. maddesinde 2004 yılında yapılan değişiklikle getirilen 'Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır' hükmünün savunmanın ana eksenini oluşturduğu bildirildi. AK Parti'nin, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile birlikte siyasi partilerin kapatılmasıyla ilgili olarak Venedik Kriterleri'ni de benimsediğini, Venedik Kriterleri'nde ancak şiddet ve teröre bulaşmış ya da şiddet ve terörü doğrudan veya dolaylı olarak destekleyen partilerin kapatılmasının öngörüldüğü vurgulandı. Savunmada Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin, "Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir almak ve vermek özgürlüğünü de içerir. Bu madde, devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine bağlı tutmalarına engel değildir. Kullanılması görev ve sorumluluk yükleyen bu özgürlükler, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması veya yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması için yasayla öngörülen bazı biçim koşullarına, sınırlamalara ve yaptırımlara bağlanabilir" hükmünü düzenleyen 10. maddesi ile "Herkes asayişi bozmayan toplantılar yapmak, demek kurmak, ayrıca çıkarlarını korumak için başkalarıyla birlikte sendikalar kurmak ve sendikalara katılmak haklarına sahiptir. Bu hakların kullanılması, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amaçlarıyla ve ancak yasayla sınırlanabilir. Bu madde, bu hakların kullanılmasında silahlı kuvvetler, kolluk mensupları veya devletin idare mekanizmasında görevli olanlar hakkında meşru sınırlamalar konmasına engel değildir" düzenlemesini içeren 11. maddesi de hatırlatıldı.

LAİKLİĞİN GÜVENCESİYİZ

Savunmada AK Parti'nin laikliği zedeleyen bir parti değil tam tersine güçlendiren ve güvencesi olan bir parti olduğu vurgulandı. Bu bağlamda Başbakan Erdoğan'ın zaman zaman laiklikle ilgili yaptığı açıklamalara yer verildi. İddiaya göre, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal başta olmak üzere eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e kadar bütün siyasetçilerin türban sorununun çözümüne yönelik açıklamalarına yer verildi. İmam-hatip liseleriyle ilgili olarak ise AK Parti hükümeti döneminde imam-hatip lisesi açılmadığı, en çok Süleyman Demirel döneminde açıldığına vurgusunun yapıldığı kaydedildi. İddianamedeki ana suçlama konusu olan anayasanın 10 ve 42. madde değişikliklerinin ise türban için değil, özgürlükleri genişletmek amacıyla yapıldığı ifade edildi. Türbanla ilgili anayasa değişikliği konusunda Yüksek Mahkeme'nin henüz karar vermediği de hatırlatıldı.

GÜL DE EVREN GİBİ YARGILANAMAZ

İddiaya göre, AK Parti'nin savunma dosyasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yargılanamayacağı belirtilerek, Kenan Evren örneği verildi ve savunma dosyasına, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in yargılanamayacağına ilişkin Yargıtay hükmü de eklendi. Savunmada, "Yüksek Mahkeme üyelerini Cumhurbaşkanı atıyor. Kendi atadığı mahkeme heyetine karşı savunma yapamaz" ifadesinin yer aldığı öğrenildi. Yürütmenin işlemlerinden partinin sorumlu tutulamayacağına da dikkat çekilen savunma metninde, eski Meclis Başkanı Bülent Arınç'a atfedilen iddialar konusunda da 'Meclis Başkanlığı dönemine ait suçlamalar AK Parti'yi bağlamaz" ifadelerinin yer aldığı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 1994 ve 1995 yıllarındaki açıklamalarının iddianamede yer almasının da zaman aşımı bakımından eleştirildiği iddia edildi.

ANKA--SÜRENİN DOLMASINA 2 GÜN VARDI-

AKP, savunmasını sunması için kendilerine tanınan sürenin dolmasına 48 saat kala Anayasa Mahkemesi'ne gitti. Mesai saati bitiminde Anayasa Mahkemesi'ne giderek yazılı savunmalarını sunan AKP'li yöneticiler, mesai saati bitimine yakın bir zaman kala Anayasa Mahkemesi'ni arayarak savunmalarını sunmak için geleceklerini bildirdi. Bunun üzerine Anayasa Mahkemesi Genel Sekreteri Oğuz Kaya, AKP'li yöneticilerin gelmesini bekledi.

Akşam saat 18.15 de Anayasa Mahkemesi'ne gelen AKP li yöneticiler, yaklaşık 18 dakika binada kaldı. AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, savunmalarını sunduktan sonra gazetecilere açıklamalarda bulundu.

AKP'nin yazılı savunmasını sunduğu sırada Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın de Mahkeme binasında olduğu ancak AKP'li yöneticilerle görüşmediği öğrenildi.

-SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK-

Ön savunmanın Anayasa Mahkemesine verilmesinin ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, esas hakkındaki görüşünü Anayasa Mahkemesi'ne bildirecek. Daha sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının esas hakkındaki görüşü AKP'ye gönderilecek. Mahkemenin belirleyeceği bir tarihte Yalçınkaya sözlü açıklama; AKP yetkilileri de sözlü savunma yapacak.

Bütün bu sürecin ardından, davaya ilişkin bilgi, belgeleri toplayacak raportör, esas hakkındaki raporunu hazırlayacak. Bu işlemler sürerken, gerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, gerekse davalı AKP ek delil veya yazılı ek savunma verebilecek.

Raporun, Anayasa Mahkemesinin 11 üyesine dağıtılmasının ardından, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç bir toplantı günü belirleyecek. Üyeler, belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacaklar.

-EN AZ YEDİ OY GEREKLİ-

AKP hakkındaki kapatma davasını, 11 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi Heyeti karara bağlayacak. Asıl üyelerden herhangi birinin bulunmaması veya emekliye ayrılması halinde 4 yedek üyeden en kıdemlileri heyete katılacak.

Anayasa'ya göre bir siyasi partinin kapatılmasına karar verilebilmesi için nitelikli çoğunluğun oyu aranacak. Buna göre, kapatma kararı için Anayasa Mahkemesinin 11 asıl üyesinin en az 7'sinin oyu gerekecek. Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 69. maddesine göre, temelli kapatma yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakma kararı da verebilecek. (ANKA)

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.




Google




 










Analink

ANKARA


arama


Arşive gözat

« Mayıs 2008  
Paz Pzt Salı Çar Per Cum Cts
       
16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31