Mali Kural kanun taslağının TBMM tatile girmeden yasalaşmasını hedeflediklerini söyleyen Başbakan Yardımcısı Babacan önümüzdeki 10 yıla ilişkin hedefler için 'Türkiye yüzde 5 büyüyecek, kamu açığı yüzde 1 olacak' dedi 12.05.2010 12:47
RADİKAL - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan hükümetin önümüzdeki 10 yılda ekonomideki hedefleri için “Türkiye yılda yüzde 5 büyüyecek, yüzde 1 kamu açığı verecek” dedi. Babacan, Mali Kural kanun taslağının TBMM tatile girmeden çıkartmayı planladıklarını da açıkladı.
Bakan Ali Babacan, kabaca ‘Bir ülkenin kendisine orta-uzun vadeli bir maliye politikası, bütçe dengesi hedefleri koyup, buna hangi büyüme hızıyla nasıl ulaşacağını belirleyip açıkladığı eylem planı’ olarak tanımladığı Mali Kural uygulaması hakkında Hazine Müsteşarlığı’nda düzenlediği basın toplantısında bilgi verdi. Önceki gün yapılan Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısında Mali Kural Kanun Taslağı’na son şeklini verdiklerini belirten Babacan, taslağın Başbakanlığa, oradan da TBMM’ye sevkedilmeye hazır durumda bulunduğunu söyledi.
Yeni dönem başlayacak
Mali kuralın özellikle maliye politikaları açısından Türkiye için son derece önemli olduğunu dile getiren Babacan, “Para politikaları tarafında Merkez Bankası’nın bağımsızlığı nasıl temel bir konu ise mali politikalarda da, mali kuralla Türkiye’de yeni bir dönemin başlayacağını ifade edebilirim” dedi. Babacan’ın verdiği bilgiye göre önce 1 yıllık bütçeler yapan, daha sonra Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte üç yıllık hedefler açıklayan Türkiye şimdi ilk 10 yıllık ekonomik haritasını hazırlayabilecek bir mekanizmayı oluşturmuş ve mekanizmadaki dört önemli parametreyi de belirlemiş bulunuyor.
Mali Kural konusunda 2009 yılının mayıs-haziran aylarında başlayan çalışmalar parametrelerin belirlenmesiyle tamamlanmış oldu. Türkiye ekonominin önümüzdeki 10 yıllık dönemdeki parametrelerini şöyle belirledi:
Tasarruflar kara gün için
Hedef kamu açığı: 10 yıllık dönem sonunda kamu açığında ulaşılması hedeflenen değer Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’nın yüzde 1’i olarak belirlendi. Bu parametre aynı zamanda Türkiye’nin borç stoğu olarak söz konusu dönemde neyi hedeflediğini de gösteriyor.
Yakınsama katsayısı: Mali Kureal’da Türkiye’nin hedef kamu açığına hangi hızla ulaşacağını gösteren bu değer yüzde 0.33 olarak belirlendi. Yani Türkiye hedefe ulaşmak için kamu açığını her yıl yüzde 0.33 oranında azaltacak.
Eşik büyüme: Türkiye önümüzdeki 10 yılda ortalama yüzde 5 yıllık büyüme hedefliyor. Bu hedefe ulaşıldığı takdirde ekonomide işlerin iyi gittiği kabul edilecek. Ekonomik büyümenin daha iyi olduğu yıllarda kamu açıkları konusunda daha derli toplu gidilecek.
Yani elde edilen tasarrufun bir kısmı kötü günler için kenara ayrılacak. Ekonominin kötü olduğu dönemlerde de kamu açıklarının biraz artmasına izin verilecek. Yani yüzde 5’in altında büyüme yakalanırsa ekonomide biraz daha yüksek kamu açığına göz yumulacak. Üzerinde büyünürse para kötü günler için bir kenara ayrılacak.
Döngüsel (konjonktür) etkiyi yansıtma katsayısı: Eşik büyümeden yani yüzde 5’den fazla bir büyüme durumunda ne kadar tasarruf edileceğini, düşük büyüme durumunda da ne kadar harcanacağını gösteren bu değer Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYİH) yüzde 0.33’ü olarak belirlendi.
Örneklerle anlattı
Mali kuralın nasıl çalışacağını anlatan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, mali kuralın 4 ana parametresi bulunacağını ve buna göre orta, uzun vadede Türkiye Cumhuriyeti’nin bütçe dengesinin eksi yüzde 1, yani GSYİH’nın yüzde 1’i oranında oluşmasının hedefleneceğini açıkladı. “Yani orta, uzun vadeli hedefimiz bütçe dengesi noktasında yüzde 1’lik bir açık” diyen Babacan, bir başka önemli parametrenin de eşik büyüme oranı olduğunu ve bunun da yüzde 5 olarak belirlendiğini bildirdi. Bakan Babacan, şöyle devam etti:
“Mali kuralımız iki bileşenden oluşuyor. Bunlardan biri açıkla ilgili konu. Bir diğeri de genel konjonktürle, ekonomik büyüme hızıyla ilgili. Diyelim bizim bütçe açığımız yüzde 4. Ulaşmak istediğimiz hedef de yüzde 1. Çünkü 1 artık sabit. Bir bundan sonra yıllar boyunca hep sabit olacak, o orada duracak. Açığımızın 4 olduğu bir yıl, ertesi yıl için ne kadarlık bir bütçe açığı hedeflemeliyiz. İşte bu noktada 0.33 katsayısı devreye giriyor. Bu da bu da şu demek; yüzde 4’ten yüzde 1’e ulaşırken, bir sonraki yıl aradaki farkın 3’de 1’i kadar bir uyarlama yapıyoruz. Yani 4 ile 1 arasında 3 puan var, o 3 puanın 1 puanı kadar bir uyarlama. Dolayısıyla mali kural çerçevesinde yüzde 4 açık verdiğimiz bir yılın ertesi yılı, bu açığı 3’e indirmemiz gerekecek.
Yani yüzde 1’lik bir mali uyum gerekecek. Bir sonraki yıl kalan farkın yine 3’de 1’ini alıyoruz. Yani azalan bakiye sistemiyle gidiyor. Diyelim ki ertesi yıl açığımız yüzde 3 ise ve hedef 1 ise bu sefer 3 ile 1 arasındaki farka bakıyoruz 2 puan. İki puanın 3’de 1’ini alıyoruz ve 0.67 oranında açığımızı düşürüyoruz.”
‘Kolay alışacağız’
İkinci bölümün konjonktür etkisi olduğunu anlatan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bu konuyla ilgili de şu bilgileri verdi:
“Diyelim biz Türkiye olarak herhangi bir yıl yüzde 8 büyüdük. Yüzde 8 büyüme bizim eşik büyüme oranımızın 3 puan üzerinde. O 3 puanın 3’de 1’i oranında o yıl bir tasarruf sağlamamızı söyleyecek mali kural. Ya da tam tersine diyelim ki sadece yüzde 2 büyüdük. Bu yılda da yine yüzde 5’lik eşik değerden 3 puan daha altta kaldığımız için bunun 3’te 1’i kadar, yani yüzde 1’lik daha fazla bütçe açığı belirleyeceğiz. Yani bir bakıma işlerin iyi gittiği yıllarda, yüzde 5’in üzerinde büyüdüğümüz yıllarda tasarruf edeceğiz, ama yüzde 5’in altında büyüdüğümüz yıllarda da o tasarruf ettiğimiz miktarlar kadar bütçemizde daha fazla açık vermeye izin vereceğiz. Yani ekonomik döngülerle ters çalışan bir bütçe dengesi olacak.
Ekonomik döngüleri telafi etmeye yönelik bir bütçe dengesini böylece kurmuş olacağız. Bu formülasyon, matematik biraz belki ilk bakışta anlaması güç gözükse de bir süre göreceksiniz sonra buna çok kolay alışacağız.”
OVP’den farkı yok
Babacan Mali Kural ile Eylül 2009’da açıklanan Orta Vadeli Program’daki (OVP) hedeflerin farklı olmadığını da vurgularken, “Burada amaç uzun vadeyi garanti altına almak. Uzun vadede nereye gittiğimizi herkese ilan etmek ve iyi günde kötü günde, hava şartları ne olursa olsun, biz bu yolculuğa devam edeceğiz mesajını açık bir şekilde verebilmek” diye konuştu.
Denetim Sayıştay’da
Genel yönetime ilişkin mali veriler üçer aylık ve yıllık olarak Maliye Bakanlığı’nca Mali Kural İzleme Raporu ile kamuoyuna açıklanacak. KİT’lere ilişkin mali veriler ise üçer aylık ve yıllık olarak Hazine’ce kamuoyuna açıklanacak. Her yıl emeklilik ve genel sağlık sigortalarının uzun dönemli aktüeryal dengesine ilişkin hesaplamaları içeren raporlar kamuoyuna duyurulacak. Babacan , yıllık gerçekleşmelere ilişkin Mali Kural İzleme Raporu’nda yer alan verilerin belirlenmiş standartlara uygunluğu bakımından değerlendirilmesinin Sayıştay’ca yapılacağını, sonuçların raporun yayımından itibaren üç ay içinde açıklanacağını bildirdi. OVP ile OVMP’nin, ‘Orta Vadeli Program ve Mali Plan’ altında birleştirileceğini ve 15 Haziran’a da açıklanacağını kaydetti.
Mahalli idarelere denetim
Babacan, “Mahalli idarelerin limiti aşan iç borçlanmalarında, İçişleri Bakanlığı’nın yanı sıra Hazine’nin de uygun görüşü aranacak. Mahalli idarelerin dış borçlanma limitindeki istisnalar sınırlandırılacak” dedi.
Mali kuralla özel sektörün ve piyasaların işinin de kolaylaştığını ifade eden Babacan, “Özel sektörümüz çok daha uzun vadeli ve daha düşük maliyetleri kaynaklara içeriden ve dışarıdan ulaşabilecektir. Zaten bizim de amacımız Türkiye’yi özel sektör eliyle büyütmek’’ dedi. (Radikal)